
![]()
Fuat Aksu.“Türkiye-Yunanistan İlişkilerinde Deniz Yetki Alanı Uyuşmazlıkları”. Avrasya İncelemeleri Dergisi 13, sy. 2 (Eylül 2024): 89-122. https://doi.org/10.26650/jes.2024.1489520. 
Fuat Aksu, "Doğu Akdeniz’de Türk-Yunan Rekabeti Oldubitti ve Misilleme Stratejileri", Neşe Özden, Mustafa Sıtkı Bilgin, Sevtap Demirci, Mevlüt Çelebi, Mehmet Hacısalihoğlu, (ed.), Bölgesel ve Küresel Yönleriyle Doğu Akdeniz’de Güncel Sorunlar ve İş Birliği Arayışları, Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları, 2025, ss.431-481.

Türkiye-Yunanistan’ın ulus-devlet inşa süreçlerinde kara ve deniz sınırlarının belirlenmesi büyük önem taşımıştır. 19. yüzyılın başından 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar süren bu dönem; savaşlar, işgaller, göçler ve nüfus mübadelesi gibi olaylarla şekillenmiştir. Lozan Barış Antlaşması (1923), bu sürecin nihai aşamasını oluşturmuş, sınırların belirlenmesinde temel prensipler belirlenmiştir.

Hava Sahası ve FIR Sorunu
Ulusal hava sahasının genişliğine ilişkin tartışmalar, 1974 sonrasında Türk - Yunan ilişkilerinin gündeminde sıklıkla yer alan bir konu olmuştur.
Bu konudaki tartışmalar, özellikle, Yunan ulusal karasularının genişliği ile ***hava sahası***nın genişliği arasındaki farktan doğmaktadır. Uluslararası hukuk kuralları, devletlerin egemenliklerine ilişkin hakları düzenlerken, devletin egemenliğinin ülkesel toprakları, bu topraklara kıyı oluşturan karasuları ve bütün olarak, bu bölgeler üzerindeki hava sahasını kapsamakta olduğunu hükme bağlamıştır. Kısaca, bir devletin karasuları sınırı ile ulusal hava sahasının genişliği aynı olmak zorunda; devletin bu alanlar üzerindeki münhasır egemenlik hakları bulunduğu kabul edilmektedir.